İYİ Parti’den Milliyetçi Buluşma: 3 Mayıs Türkçüler Günü Etkinliği Ankara’da Gerçekleştirildi

3 Mayıs Türkçüler Günü dolayısıyla İYİ Parti, Ankara’da büyük bir etkinlik düzenledi. Söğütözü’ndeki otelde gerçekleştirilen programa İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve pek çok partili katıldı. Etkinlikte konuşmacı olarak Prof. Dr. İskender Öksüz ve Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun yer aldı. Ayrıca, eski Ülkü Ocakları başkanları Atilla Kaya, Alişan Satılmış ve Suat Başaran da etkinlikte yer aldılar.

Türk bayrakları ile süslenmiş salon, milliyetçi hareketin kökenlerine ve fikri mirasına vurgu yaparak bir araya gelen katılımcılar, sık sık birlik ve beraberlik mesajları verdiler. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, salondaki değerli hocaları, büyükleri ve mücadele arkadaşlarını selamlayarak konuşmasına başladı. 3 Mayıs’ın hem anma hem de kutlama günü olduğunu ifade eden Dervişoğlu, bu tarihin adlandırılmasıyla ilgili tartışmaları önemsiz bulduğunu belirtti. “İster Milliyetçiler Günü, ister Türk Milliyetçileri Günü veya Türkçülük Günü olarak adlandırılsın; bu mensubiyetten gurur duyan herkes bizim için değerlidir” dedi. “Niyeti halis her Türk’ün Türkçülük Günü’nü kutluyorum” ifadeleriyle sözlerini sürdürdü.

Milliyetçiliğin bir fikir sistemi olduğuna dikkat çeken Dervişoğlu, Türk milliyetçiliği üzerine İskender Öksüz’ün kaleme aldığı “Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi” eserinin 50. yılına vurgu yaptı. Milliyetçiliğin sadece bir duygu olmadığını, bilimsel ve sistematik bir yapı oluşturduğunu belirterek, “Bu sevgi teori ile birleşmezse ideolojiler savaşında büyük zorluklar kaçınılmaz olur” şeklinde konuştu.

Dervişoğlu, son 50 yılda dünya siyasetinde meydana gelen köklü değişikliklere de değinerek, Soğuk Savaş döneminin koşullarının geride kaldığını ifade etti. “Sovyetler Birliği artık tepemizde yok; bugün komünist propagandayla mücadele etmiyoruz” diyen Dervişoğlu, Avrupa Birliği, NATO ve küresel dengelerin değiştiğini vurguladı. Ayrıca, yapay zeka ve teknolojik dönüşümün toplumsal yapıyı derinden etkilediğini sözlerine ekledi.

Küreselleşme politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, milli devletlerin öneminin yitirildiği yorumlarının geçersiz olduğunu, aksine Avrupa ve ABD’de milliyetçiliğin yeniden yükselişte olduğunu belirtti. Kontrolsüz göç ve kültürel erozyonun Batı toplumlarını tekrar milli kimlik arayışına yönlendirdiğini ifade etti.

Türkiye’deki iktidarı sert bir dille eleştiren Dervişoğlu, “Bugün iktidarda olan ve duruma tepki verenlerin, Allah korusun, o uzun ve gerilimli Soğuk Savaş yıllarında Türkiye’yi yönetmeleri durumunda, Kars, Ardahan ve Iğdır gibi illerimiz bir pazarlık kurbanı olabilirdi” dedi. İktidarın milliyetçilik konusundaki çelişkili tutumlarını eleştirerek, “Güçlüyken milliyetçiliği hiçe sayıp, zayıfken her türlü milliyetçilikle hareket eden bir anlayışla karşı karşıyayız” dedi.

Dervişoğlu, Türk milliyetçilerinin görevinin toplumun refahını artırmak olduğunu belirtirken, “Türk insanının daha mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmesi için somut ve pratik çözümler üretmeliyiz” dedi. Hürriyet ile güvenlik arasında denge kurulması gerektiğinin altını çizen Dervişoğlu, konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. “Her zaman bir araya gelmeli, dinlemeli, konuşmalı ve kucaklaşmalıyız. Türk milliyetçilerinin akıl ve vicdan birliği içinde hareket etmesini sağlamalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir