Moskova, Türkiye Rotasındaki Gemilere Yapılan Saldırıyı “Provokasyon” Olarak Nitelendirdi

Moskova, Türkiye Rotasındaki Gemilere Yapılan Saldırıyı

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik artan saldırıların bölgedeki güvenlik durumunu ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade ederek, Ukrayna yönetimini eleştirdi. Moskova’da düzenlenen bir basın toplantısında konuşan Zaharova, geçtiğimiz hafta Türkiye’ye yük taşıyan, Türk sahibi olan ve Vanuatu bayrağı taşıyan bir kuru yük gemisinin insansız hava araçlarıyla hedef alındığını hatırlattı. Bu saldırıda iki Türk vatandaşının yaralandığını belirten Zaharova, bu olayın Karadeniz’deki deniz taşımacılığı için yeni riskler oluşturduğunu dile getirdi.

Zaharova, Ukrayna güçlerinin son zamanlarda deniz üzerindeki insansız sistemleri daha sık kullandığını iddia ederek, bu tür eylemlerin sivil ticaret hatlarını tehlikeye attığını vurguladı. Karadeniz’de faaliyet gösteren ticari gemilerin güvenliğinin azalmasının uluslararası ticaret açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Rus sözcü, bölgedeki gerginlikten duydukları endişeyi dile getirdi.

Moskova, özellikle Türkiye sahillerine ve İstanbul Boğazı’na yakın bölgelerde meydana gelen saldırıların tesadüfi olmadığını savunuyor. Zaharova, son saldırının Karadeniz’deki mevcut dengeleri bozmayı amaçlayan kasıtlı bir girişim olduğunu öne sürerek, sivil deniz taşımacılığının hedef alınmasının uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Moskova yönetimi, bu saldırıların sadece gemilere değil, aynı zamanda bölgesel istikrara da zarar verdiğini belirterek, olayların tüm yönleriyle aydınlatılması için bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yapılması çağrısında bulundu. Rus yetkililer, Karadeniz’deki güvenlik tehditlerinin ortadan kaldırılmasının, Ukrayna kriziyle ilgili olası çözüm süreçlerinin temel konularından biri olduğunu savunuyor. Moskova’ya göre ticari gemilerin güvenliğinin sağlanması, bölgede kalıcı bir istikrar tesis edilmesi için kritik bir öneme sahip.

Author: Ece Doğan